Bir Endüstri Mühendisi olarak iş hayatına adım attığımda öğrendiğim ilk ve en önemli kural şuydu: "Ölçemediğin şeyi yönetemezsin, yönetemediğin şeyi geliştiremezsin."
Yıllar içinde üretim sahalarından C-Level yönetim ofislerine, start-up kaosundan kurumsal holding yapısına kadar her seviyede bulundum. Gördüğüm en büyük yanılgı şudur: Şirketler verimliliği artırmak için milyonlarca dolarlık makineler, son teknoloji ERP yazılımları veya en şık ofisleri satın alıyorlar. Ancak bu "donanımı" yönetecek "yazılımı", yani İnsan Kaynakları Sistemlerini ihmal ediyorlar.
bugün bir işletme körlüğü yaşıyor olabilirsiniz. Gelin, sistem eksikliğinin şirketinize maliyetini ve İnsan Kaynakları ve yönetim Okulu olarak neden "Sistem Kuruculuğu" üzerinde bu kadar durduğumuzu konuşalım.
1. "Kahramanlara" Dayalı Düzen Sürdürülebilir Değildir
Özellikle hızlı büyüyen start-up'larda ve kurumsallaşmaya çalışan aile şirketlerinde sıkça gördüğüm bir senaryo var: İşler, sistemler üzerinden değil, "kahraman çalışanlar" üzerinden yürüyor. Ahmet Bey her şeyi biliyor, Ayşe Hanım olmazsa faturalar kesilemiyor.
Bu, bir yönetim zaafiyetidir.
Endüstriyel bakış açısıyla; bir kuruluşun çalışması tek bir çalışanın o günkü ruh haline bağlı olamaz. İK süreçleri de böyledir. Gartner'ın araştırmaları, süreçleri tanımlanmamış şirketlerdeki "operasyonel israfın", cironun %20'sine kadar çıkabildiğini gösteriyor. Biz hizmetlerimizde, kişilere bağımlı yapıyı yıkıp, kişilerden bağımsız işleyen "süreç mimarisi" kuruyoruz.
2. Dijitalleşme Tuzağı: Kaosu Dijitalleştirmeyin
Teknolojiye meraklı ve ERP implementasyonlarında (kurulumlarında) bizzat bulunmuş bir yönetici olarak uyarıyorum: Eğer manuel süreçleriniz bozuksa, satın aldığınız pahalı İK yazılımları sadece "kaosu hızlandırır".
Endüstri mühendisliğinde "Garbage In, Garbage Out" (Çöp girerse, çöp çıkar) prensibi vardır. Doğru bir organizasyon şeması, net görev tanımları, sağlıklı iş süreçleri ve adil insan kaynakları uygulamaları olmadan dijitalleşemezsiniz.
Önce sistemi kağıt üzerinde ve zihinlerde kurmalı, sonra yazılıma dökmeliyiz. İnsan Kaynakları ve yönetim Okulu olarak şirketlere sunduğumuz en büyük katma değer, yazılım satmak değil; o yazılımın üzerinde çalışacağı mantığı ve iş akışını tasarlamaktır.
3. Dave Ulrich Modeli: "İdari Uzman"dan "Stratejik Ortak"lığa
Modern İK'nın öncüsü Dave Ulrich, İK'nın dört rolünden bahseder. Bunlardan biri de "İdari Uzmanlık" (Administrative Expert) tır. Ancak bu sadece evrak işi değildir; iş süreçlerinin verimliliğini artırmaktır.
Bir şirket düşünün;
Bu bir "kader" değil, mühendislik hatasıdır. McKinsey raporlarına göre, yetenek yönetimi süreçleri optimize edilmiş şirketler, rakiplerine göre 2 kat daha yüksek çalışan bağlılığına ve verimliliğe sahip. Biz şirketinizde bu "görünmeyen maliyet kaçaklarını" tespit edip tıkıyoruz.
4. Neden Bizimle Çalışmalısınız?
Piyasada teorik bilgi veren çok danışman var. Ancak ben Dr. Mehmet Selim Düzgün olarak, masanın her iki tarafında da oturmuş (hem işveren hem çalışan), akademik doktorasını işletme yönetimi üzerine yapmış ve sahada ellerini kirletmiş bir profesyonelim.
İnsan Kaynakları ve yönetim Okulu Kurumsal Danışmanlık hizmetlerinde şunları vaat ediyoruz:
Son Söz: Sistemi Kuran, Geleceği Yönetir
Verimsizlik, şirketinizin damarlarındaki gizli bir hastalıktır; belirtilerini hemen göstermez ama sizi yavaş yavaş öldürür. Şirketinizi şansa veya kahramanlara bırakmayın.
Gelin, İnsan Kaynakları ve yönetim Okulu ile şirketinizde bir "Endüstri Mühendisi" gözüyle bakalım. süreçlerinizi sadeleştirelim, insan kaynağınızı optimize edelim ve sizi operasyonel yüklerden kurtarıp stratejik büyümeye odaklanmanızı sağlayalım.
Verimlilik bir tercih meselesidir. Doğru tercihi yapmanız dileğiyle.
Dr. Mehmet Selim Düzgün